dini radikalizm və ekstremizmlə mübarizə

Gözyaşlarının da Bir Dili Vardır


Gözyaşlarının da Bir Dili Vardır

İnsan en çok sustuğu yerde konuşur.

Kadın ise en çok gözleriyle…

Çünkü her acının kelimesi yoktur. Her kırgınlık dile dökülemez. Bazen öyle zamanlar gelir ki boğazınıza düğümlenen cümleler, gözlerinizden bir damla yaş olup usulca süzülür. İşte o an anlarsınız; gözyaşlarının da bir dili vardır.

Toplum, yüzyıllardır kadına güçlü olmayı öğretti. Ama güçlü olmanın ne kadar ağır bir yük olduğunu hiç sormadı. “Ağlama.” dedi. “Katlan.” dedi. “İdare et.” dedi. Oysa hiçbir zaman “Nasılsın?” diye gerçekten merak etmedi.

Kadın, hayatın en ağır yüklerini çoğu zaman sessizce taşır. Kırılır, belli etmez. Yorulur, dinlenmez. Üzülür, gülümsemeyi ihmal etmez. Çünkü bilir; onun ayakta kalması, bazen bir ailenin, bazen bir çocuğun, bazen de umutların ayakta kalması demektir.

Ama güçlü kadın olmak, hiç ağlamamak değildir.

Asıl güç, gözyaşını silip yeniden yürüyebilmektir.

Bir kadının gözünden akan yaş yalnızca acıyı anlatmaz. İçinde özlem vardır. Emek vardır. Hayal kırıklıkları vardır. Yarım bırakılmış düşler, söylenememiş sözler, içine gömülmüş çığlıklar vardır. Ve bütün bunların yanında, her şeye rağmen yeniden başlayabilecek kadar büyük bir umut vardır.

Ben, gözyaşını zayıflığın değil, insan olmanın en gerçek hâli olarak görüyorum.

Çünkü gözyaşı, vicdanı olan insanların dilidir.

Merhameti olan insanların sessiz duasıdır.

Sevmekten vazgeçmeyen yüreklerin en saf ifadesidir.

Bugün etrafımıza baktığımızda, birbirini dinlemek yerine yargılayan insanların çoğaldığını görüyoruz. Oysa biraz durup bir kadının gözlerine bakabilsek, belki de söylemediği binlerce cümleyi duyacağız. Belki o sessizliğin içinde yılların yorgunluğunu, görülmeyen fedakârlıkları ve kimseye yük olmamaya çalışan bir yüreğin mücadelesini hissedeceğiz.

Ben inanıyorum ki dünya, kadınların omuzlarında büyüyor.

Bir annenin duasında…

Bir kız çocuğunun hayallerinde…

Bir emekçi kadının nasırlı ellerinde…

Bir öğretmenin sabrında…

Bir hemşirenin şefkatinde…

Bir eşin, bir kız kardeşin, bir arkadaşın sessiz fedakârlığında…

Ve bazen de kimsenin fark etmediği bir damla gözyaşında…

O yüzden hiçbir kadının gözyaşına sadece su damlası gibi bakmayın.

O damlada yıllar vardır.

Mücadele vardır.

Onur vardır.

Ve dimdik ayakta kalmayı başarmış bir ömrün hikâyesi vardır.

Çünkü kadın…

Kırılır ama kin tutmaz.

Yorulur ama vazgeçmez.

Ağlar ama teslim olmaz.

Ve tam herkes bitti sandığında, küllerinden yeniden doğmasını bilir.

İşte bu yüzden diyorum ki…

Bir kadının gözyaşını anlayabilen, insan olmanın en derin anlamını da anlamıştır.

Çünkü gözyaşlarının da bir dili vardır.

Ve o dili ancak yüreğiyle dinlemeyi bilenler duyabilir.

“Kadın sustuğunda dünya sessizleşir; ama gözyaşı konuşmaya başladığında, vicdanı olan herkes onu duyar.” — Emine Ulusan

Oxunub: 0
Oxşar xəbərlər
SON XƏBƏRLƏR