dini radikalizm və ekstremizmlə mübarizə

Keçiören’de Akıl ve Gönül Sofrası, İmam Mâtürîdî’nin Mirası Günümüze Işık Tutuyor


Ramazan ayının manevi iklimi, bu kez ilim ve tefekkürle harmanlandı. Keçiören Belediyesi tarafından Yunus Emre Kültür ve Sanat Merkezi Konferans Salonu’nda düzenlenen iftar programı ve devamında gerçekleştirilen “İmam Mâtürîdî Bugüne Ne Söyler?” başlıklı panel, yoğun katılımla gerçekleşti. Katılımcılar, aynı akşam hem gönül sofrasında buluştu hem de düşünsel bir yolculuğa çıktı.
İftar programının ardından düzenlenen panelde, İslam düşünce tarihinin önemli isimlerinden İmam Mâtürîdî’nin düşünce dünyası ve öğretileri, günümüz toplumsal meseleleri ışığında ele alındı. Asırlar öncesinden gelen bir aklın, bugünün dünyasına nasıl seslendiği; inanç, akıl ve toplumsal sorumluluk ekseninde kapsamlı biçimde müzakere edildi.
Panelin oturum başkanlığını ilahiyatçı, edebiyatçı, yazar ve gazeteci kimliğiyle tanınan, aynı zamanda Keçiören Belediye Başkanı Başdanışmanı olan Ayşe Sucu üstlendi. Programa konuşmacı olarak; Şaban Ali Düzgün, Mehmet Kalaycı ve Sönmez Kutlu katıldı. Alanında uzman isimler, Mâtürîdî’nin itikadî yaklaşımını ve çağdaş meseleler karşısındaki düşünsel mirasını farklı boyutlarıyla değerlendirdi.
Konuşmalarda, Mâtürîdî’nin aklı meşru ve vazgeçilmez bir bilgi kaynağı olarak kabul eden yaklaşımının; çağımızda yaşanan kimlik tartışmaları, din algısı, toplumsal birlik ve sağduyu konularında önemli bir referans sunduğu vurgulandı. Literalist muhafazakârlık ile köksüz yorumsamacılık arasında savrulan din söyleminin, akıl-vahiy dengesini gözeten bir kelâmî ufukla yeniden inşa edilmesi gerektiği ifade edildi. Panel boyunca gerçekleştirilen soru-cevap bölümleriyle dinleyiciler de sürece aktif biçimde katıldı.
Programın açılış konuşmasını yapan Ayşe Sucu, içinde bulunduğumuz çağın hem imkânların hem de krizlerin asrı olduğunu belirterek sözlerine başladı. Dijitalleşme, yapay zekâ, biyoteknoloji ve küreselleşmenin insanın kudret alanını genişlettiğini; ancak anlam ufkunu aynı ölçüde derinleştiremediğini ifade etti. Maddî terakki artarken mânevî istikrarın zayıfladığını, hızın çoğalırken hikmetin azaldığını vurgulayan Sucu, bu vasatta dinin salt bir kimlik ya da folklor unsuru olarak kalıp kalmaması gerektiği sorusunu gündeme taşıdı.
Sucu, “İmam Mâtürîdî Bugüne Ne Söyler?” başlığının, yalnızca tarihî bir şahsiyeti konuşmaktan ibaret olmadığını; din dilimizin istikametini ve istikbalini müzakere etmek anlamına geldiğini belirtti. Günümüzde din söyleminin ya salt nakle indirgenen literalist bir muhafazakârlıkla ya da köksüz bir rölatiflikle sınandığını ifade eden Sucu, bu iki uç arasında aklı meşru bir bilgi kaynağı olarak kabul eden ve insanı mükellef, mesul bir özne olarak konumlandıran bir düşünce ufkuna ihtiyaç bulunduğunu dile getirdi.
Mâtürîdî’nin iman-amel, akıl-vahiy, kudret-hikmet dengelerini kurma çabasının bugün yeniden okunmayı hak ettiğini belirten Sucu, onun düşüncesinin yalnızca bir itikad sistemi olarak değil; anlam, değer ve sorumluluk çerçevesinde ele alınması gerektiğini vurguladı. “Bugün burada asıl tartışmamız gereken, bu mirasın ne kadar doğru anlaşıldığı, ne ölçüde hayata geçirildiği ve bize nasıl bir dünya görüşü sunduğudur” ifadeleriyle konuşmasını derinleştirdi.
Kapanışta ise Mâtürîdî’yi konuşmanın bir geleneği tekrar etmekten öte, onu yeniden düşünmek anlamına geldiğini belirten Sucu, hikmet merkezli bir Allah tasavvuru ve akla güvenen bir iman anlayışı inşa edilebildiği takdirde, din dilinin tahkik, itidal ve adalet zemininde yeniden kurulabileceğini ifade etti.
Yoğun ilgi gören program, Ramazan’ın paylaşma, birlikte düşünme ve ortak değerlerde buluşma ruhunu yansıtan bir atmosferde tamamlandı. Katılımcılar, hem gönüllerini hem zihinlerini besleyen bir akşam yaşadıklarını ifade ederken, etkinlik sonunda toplu fotoğraf çekimiyle program sona erdi.
Haber: Nur Delice
Ülke Postası Ankara Temsilcisi

Oxunub: 0
Oxşar xəbərlər
SON XƏBƏRLƏR