Djb.az xəbər verir ki,"20 Yanvar, Azerbaycan Türklerinin, Milletin bağımsızlık yolundaki adımlarının engellenemez niteliğini ortaya koyan mücadeledir!"
Sovyet ordusunun Ermeni çetelerini asker kılığına sokarak, Azerbaycan'ın Başkenti Bakü'yü işgal etmesi, Ermenistan, Moskova'nın desteğiyle Azerbaycan Türklerine karşı işlediği cinayet ve katliamın tarihidir.
" Kızılordu Bakü'yü işgal etti, işgale karşı gelen sivil halka ateş açılıp, kanlı, hüzünlü bu gün bağımsızlık fikrinin temellerinin atıldığı bir gündür! "
1990, Ocak ayının 19'unu 20'sine bağlayan gece!
Kızılordu Bakü'yü işgal edip, Rus birlikleri, sivil halkın üzerine ateş açtı, yüzlerce kişi öldü, binlerce kişi yaralandı.
"20 Yanvar"
Yüzlerce Azerbaycan Türkü vahşice öldürüldü.
Kardeş Ülkemizin masum insanlarına yapılan katliam kabul edilemez.
Tarihsel husumetlerin bedelinde can veren halklar, insanlık dışı katliamların suçluları ettiklerinin bedelini ödemelidir.
Tarihsel kimlik savaşı hak ve hukuk çiğnenerek elde edilemez.
Bu katliama dünyanın susması utanç vericidir, Türk'ün Türkten başka dostu yoktur.
Sosyalizm'i savunanlar, bolşevik devrimini iyi araştırsınlar, kominizm'i savunanlar anlamını, misyonunu ve arka perdedekileri iyi öğrensinler. İhanete uğrayan Milletler ve onlara katliam uygulayan Milletlerin görüşlerini savunanlar bilsinler ki, Türk-İslam coğrafyasında katliam uygulayanlar modern Batı'dır.
O batı ki, evlatlarımızı eroin, internet, uyuşturucu ile zehirliyor, ahlakı çökertiyor, senin Ata'nın bir kaç heykelini dikip gözünü boyuyor, sahip çıkıyorum ayakları ile misyonunu yayıyor, sahte kahramanlıkla gözünü boyuyor.
İnsan hakları diye vicdansızlıklarını çaktırmadan sürdürüyorlar.
Görünüşte Kızılordu ama üniforma giymiş Ermeni Çeteleri hala teyakkuzda ve ilk fırsatta Türkleri yok etmek için eğitiliyorlar.
Bu çetelerin Türk yurtlarında silahlı kampları olduklarını, Türkçülük fikri ile halkın içinde olduklarını duyuyoruz.
Düşman öyle planlar yapıyor ki, karşı tarafa saldırılması için kendinden olana Türk kılığında saldırıyor ve gerekçesini haklı göstermeye çalışıyor.
Faşistler Azerbaycan da bunu yaparak Bakü'ye girdiler. Ermenilere saldırıp, dövme, bıçaklama, öldürme eylemini kendileri yapıp, suçu Türklerin üzerine attılar.
Aynı planlar her yerde ve Milletlerin uyanık olması gerekmektedir.
14 Ocak’ta Bakü
Dış güçlerin ve KGB’nin tertiplediği provokasyonlar sonucu bazı grupların şehrin belli bölgelerinde yapılan düzensiz kitlesel yürüyüşleri neticesinde 60 kişi hayatını kaybetti. Bakü’de Ermeniler tarafından bir Azerbaycan Türkü, başı balta ile ezilerek öldürüldü. Bu olayları fırsat bilen KGB provokatörleri kendi ajanlarını kışkırtarak Bakü’de kargaşa çıkarmaya başladı. Silahsız olan Polis ve AHC’liler, önleyici müdahale imkanlarından mahrum bırakılmıştı.
Kızıl Ordu Birlikleri harekete geçerek Bakü şehrinin çevresinde konuşlanmış, saldırı için emir bekliyordu.
16 Ocak’ta Azerbaycan’da gerginlik son haddine ulaşmış, AHC aralıksız toplantı, gösteri ve yürüyüşler düzenleyerek hükümeti uyarmaya ve halkın sesini duyurmaya davet ediyordu.
17 Ocak’ta Bakü’de bir milyonun üzerinde kişinin toplandığı bir miting düzenlenerek “gasp edilmek” istenen halkların istikrarını, ülke düzenini bozanların cezalandırılmalarını, devletin otoritesini kullanarak asayişi temin etmesini istedi
19 Ocak tarihine kadar meydanı boşaltmayan halkın hür iradeye sahip olma kararlılığı 19 Ocakta doruk noktasına ulaştı. AHC de duruma hakim olmakta zorluk çekmekte, Azatlık meydan’ına gelen kitleyi kontrol altında tutmaya çalışmaktaydı.
19 Ocak 1990
Saat 19:20’de Azerbaycan Devlet televizyonu, SSCB KGB’si tarafından bombalanıp, Azerbaycan halkı Moskova yönetimi tarafından ilan edilmiş olan olağanüstü halden habersiz bırakıldı.
Sovyetler Birliği Başkanı Mihail Gorbaçov’un sivil halka ateş açması talimatıyla 19 Ocak’ı 20 Ocak’a bağlayan gece saat 01.00’da Sovyet Ordusu ve Ermeni Taşnakları’nın propaganda kampanyaları doğrultusunda Azerbaycan’ın başkenti Bakü’de misli görülmeyen kanlı bir katliam gerçekleştirildi.
Kızıl Ordu karadan, havadan ve denizden Bakü’ye girerek korumasız halkın üzerine ateş yağdırıyordu.
Ağır silahlarla kadın, çocuk, yaşlı demeden saldırıldı, haksızlığa karşı koyan herkes kurşuna dizildi.
Resmi bilgilere göre 134 sivil vatandaş, 37 Azerbaycan askeri şehit olup, 770 sivil, 80 asker yaralanmış, 76 kişi AHC fallarından oluşan 400 kişi gözaltına alınarak Rusya’nın çeşitli hapishanelerine götürülmüş, 48 kişi kaybolmuş, 41 çocuktan hala haber alınamamıştır. Kaybolan çocukların çetelerin elinde eğitildiği, işkence edildiği bilgileri duyulmuştur.
20 Ocak günü herkes yakınlarını ve dostlarını aramak için sabahın erken saatlerinde sokak ve meydanlara indi.
Bakü ve Sumgayıt sokakları kıpkırmızıya boyanmıştı.
Rusların açtığı ateş sonucu delik, deşik edilmiş binalar, Azatlık Meydanı (Geçmiş Lenin) ve XI. Kızıl Ordu meydanında öldürülmüş, tank paletleri altında ezilmiş insanlar, kana boyanmış caddeler akıl almaz ve korkunçtu.
Azerbaycan’ın özgürlüğü uğruna mücadele edenler hunharca katledilmişti.
Bakü savaş meydanına sokaklar ise kan gölüne dönüşmüştü.
Kan rengindeki karanfiller şehitlerin üzerini kırmızı bir örtü gibi örttü. Azerbaycan’ın özgürlüğü uğruda mücadele eden ve Rus tanklarının altında sürüklenen halkın aydınları, şimdiki mankurt iktidar yönetiminde hiç bir demokratik hakları olmadığından ülkesini terk ederek, muhacir hayatı yaşamaktadırlar.
Ülkesini terk etmeyenler ise cezaevlerinde çürütülmektedir.
Haçlı'nın yalakaları özgürlük adına Milli Şuur içinde direnen hareketi görmezden gelmiş, sürgün ettiği ve hapse attığı yürekler sayesinde nefes aldıklarını asla unutmasınlar.
Bu yüzden Azerbaycan da sevgililer birbirine asla kırmızı karanfil vermezler.
20 Yanvar Türk-Müslüman Coğrafyasının ortak acısıdır.
Bakü'de ve Azerbaycan topraklarında gerçekleştirilen katliamlar, Azerbaycan halkının bağımsızlık mücadelesini durdurmak üzere planlanmış eylemlerdi.
Olay sonrasında Azerbaycan Türklerinin gösterdiği mücadele örneği, Milletin bağımsızlık yolundaki adımlarının engellenemez niteliğini ortaya koymuştur.
“20 Ocak Katliamı” ya da “Yanvar Katliamı” olarak anılan olaylar sonrasında Azerbaycan Halk Cephesi liderleri ve bağımsızlık yanlıları tutuklanmıştır.
Miili Şuur uğruna kahramanlık gösteren ve haksızlığa uğrayan kahramanlar daima unutulmayacak ve masum halklara yapılan katliamları dünyaya haykırmaya devam edeceğiz.
Bağımsızlık uğruna can veren şehitlerimizin ruhları aziz, mekanları nur olsun.
AZERBAYCAN ACINIZ ACIMIZDIR!
Araştırma: Sultan ÖZATEŞ ( Eğitimci-Yazar )
Oxunub: 649