dini radikalizm və ekstremizmlə mübarizə

ANNE ÖZLEMİ HİÇ BİTMEDİ:


GAZETECİ-YAZAR NUR DELİCE, ANNESİYLE VERDİĞİ MÜCADELEYİ VE YÜREĞİNDEKİ HASRETİ ANLATTI

Dünya Jurnalistler Birliği Azerbaycan Haber Ajansı Yazı İşleri Müdürü, Gazeteci-Yazar Nur Delice, geçtiğimiz Mayıs ayında uzun süredir mücadele ettiği akciğer sertleşmesi rahatsızlığı nedeniyle kıymetli annesini kaybetmenin derin acısını yaşamıştı.

Annesinin hastalığı süresince verdiği mücadeleyle yakından tanınan Nur Delice, yalnızca bir evlat olarak değil; gazeteci ve yazar kimliğiyle de yaşadığı süreci kamuoyuyla paylaşarak hastalara ve hasta yakınlarına farkındalık oluşturmayı amaçladı.

Uzun yıllardır gerek sokak röportajlarında gerekse köşe yazılarında annesine olan sevgisini ve özlemini dile getiren Delice, yaptığı yayınlarda özellikle hasta yakınlarına önemli mesajlar verdi.

Hemşerilerine ve doğup büyüdüğü memleketine duyduğu sevgiyle tanınan Gazeteci-Yazar Nur Delice, gastronomiden kültürel değerlere, ilçesinin tanıtımından sosyal farkındalık çalışmalarına kadar birçok alanda yaptığı çalışmalarla medyada takdir topladı.

Vatan ve millet sevgisini her fırsatta dile getiren Delice, gazetecilik mesleğini yalnızca bir meslek olarak değil, topluma karşı taşıdığı önemli bir sorumluluk olarak gördüğünü ifade ediyor.

Ancak Nur Delice için hayattaki en kıymetli mücadele, annesiyle birlikte verdiği yaşam mücadelesi oldu.

"ANNE, BÜTÜN KELİMELERİN EN KUTSALI VE EN ÖZELİDİR"

Dünya Jurnalistler Birliği muhabirimizin sorularını yanıtlayan Nur Delice, annesinin hastalığı boyunca yaşadıklarını anlatırken duygusal anlar yaşadı.

Muhabir: Annenizin hastalığı boyunca çok büyük bir mücadele verdiniz. O günleri bugün nasıl değerlendiriyorsunuz?

Nur Delice:
"Anne, bence bütün kelimelerin en kutsalı ve en özelidir. İnsan bazı sevgileri anlatabilir ama anne sevgisini anlatmaya kelimeler yetmez.

Annemin hastalığı boyunca imkânlarımın da ötesine geçerek elimden gelen her şeyi yapmaya çalıştım. Doktor doktor, hastane hastane dolaştım. Son ana kadar pes etmedim. Belki zaman zaman çok yoruldum ama annem için mücadele etmekten bir gün bile vazgeçmedim.

Buna tüm mesai arkadaşlarım, dostlarımız ve basın camiası şahittir. Son ana kadar koşturdum, çırpındım ve bir umut aradım."

"HASTALARINIZA ASLA PES ETMEYİ ÖĞRETMEYİN"

Nur Delice, özellikle hastalıkla mücadele eden insanların moral ve motivasyonlarının korunmasının son derece önemli olduğunu vurgulayarak hasta yakınlarına şu sözlerle seslendi:

"Benim herkese söylemek istediğim çok önemli bir şey var; hastalarınıza asla pes etmelerine müsaade etmeyin.

Onların motivasyonunu bozmayın. Hayata tutunmaları için sebepler verin. İyileşeceklerine dair umutlarını canlı tutun. Onlara yalnız olmadıklarını hissettirin.

İnsan bazen ilaçla değil, umutla da mücadele ediyor. Moral, hastalıkla mücadelede gerçekten çok önemli bir güç.

Ben yıllar önce verdiğimiz mücadelede bunu gördüm. Moral ve sevginin, insanın yaşama tutunmasında ne kadar büyük bir etkisi olduğunu yaşadım."

"ANNEM MÜCADELEYİ BIRAKTI VE BEN YALNIZ KALDIM"

Nur Delice, annesinin hastalığının son dönemlerinde yaşadığı en büyük acının, annesinin tedaviye karşı umudunu kaybetmesi olduğunu belirtti.

"Son hastalık döneminde anneme hastalığının tedavisinin olmadığı söylendi. Annem bunu duyduktan sonra tedaviye karşı isteğini kaybetti.

Ben ise mücadeleyi bırakmadım.

Ne kadar çırpındıysam, ne kadar koşturduysam, ne kadar 'anne yapacağız, iyileşeceksin' dediysem de bir noktadan sonra kendimi bu mücadelede yalnız hissettim.

Ben pes etmedim ama annem mücadeleyi bıraktı.

İnsan bazen buna tevekkül diyor. Elbette her şeyin sahibi Allah'tır. Allahu Teâlâ 'Her canlı ölümü tadacaktır' buyuruyor. Ancak insanın ne zaman öleceğini yalnızca Allah bilir.

Doktorlar bir insana günlerinin, haftalarının veya aylarının kaldığını söyleyebilir. Ancak benim düşüncem; eğer bunun hastaya faydası olmayacaksa, onun mücadele gücünü elinden alacaksa bunu söylemenin ne kadar doğru olduğunun yeniden düşünülmesi gerektiğidir."

"BEN ANNEMİN MÜCADELEYİ BIRAKTIĞINI GÖRDÜM"

Delice, yaşadığı tecrübenin kendisine hasta yakınlarına söylemek istediği çok önemli mesajlar bıraktığını belirtti.

"Ben annemin mücadeleyi bıraktığını gördüm. Bu yüzden herkese söylüyorum; hastalarınızın elinden umutlarını almayın.

Onlara yaşamak için sebepler verin.

Çocuklarını, torunlarını, sevdiklerini hatırlatın.

'Sen iyileşeceksin' deyin.

'Biz senin yanındayız' deyin.

İnsan bazen bir cümleyle hayata yeniden tutunabiliyor. Bazen bir sevgi, bir el, bir umut, bir insanın yeniden mücadele etmesine vesile olabiliyor."

"DELİCE'DEKİ EVİME GİDİP HATIRALARIMLA BAŞ BAŞA KALMAK BANA İYİ GELİYOR"

Annesinin kaybının ardından yaşadığı duyguları da paylaşan Nur Delice, özellikle hafta sonları annesiyle yaşadığı hatıraların bulunduğu evde zaman geçirmenin kendisine farklı duygular yaşattığını ifade etti.

"Evime gidip hatıralarımla baş başa kalmak, bazen bana çok iyi geliyor.

Her köşede annem var.

Bir eşya, bir ses, bir koku, bir fotoğraf... Hepsi beni geçmişe götürüyor.

Hasret gidermek mümkün mü bilmiyorum ama insan bazen hatıralarıyla konuşuyor.

Bazen de mezarının olması bile garip bir şekilde bir rahatlama vesilesi oluyor."

"EN AZINDAN BAŞINA GİDİP DUA EDEBİLİYORUM"

Nur Delice, annesinin mezarını ziyaret ettiğinde yaşadığı duyguları anlatırken, savaşlarda, depremlerde ve salgınlarda sevdiklerinin mezarına dahi ulaşamayan insanların acısını da hatırlattı.

"Öyle acılar var ki savaşlarda, depremlerde, salgınlarda insanlar sevdiklerine bir mezar bile yapamıyor.

Birçok insanın vedası yarım kalıyor.

Benim iki kardeşimin mezarı yok.

Bu nedenle annemin mezarının başına gidip dua edebilmek, onunla konuşabilmek, dertleşebilmek bile benim için ayrı bir anlam taşıyor.

En azından başına gidip, 'Anne seni çok özledim' diyebiliyorum.

Ne kadar sevdiğimi söyleyebiliyorum.

Dertlerimi anlatabiliyorum."

"ANNE GİBİ YÂR, DELİCE GİBİ DİYAR OLMAZ"

Memleketine ve annesine olan sevgisini her fırsatta dile getiren Gazeteci-Yazar Nur Delice, sözlerini memleketine duyduğu bağlılık ve annesine olan özlemiyle tamamladı.

"Benim için memleket başka, anne başka...

Ama ikisinin de insanın yüreğinde ayrı bir yeri var.

Anne gibi yâr, Delice gibi diyar olmaz demekten vazgeçemiyorum.

Çünkü en sevdiklerimden birini burada bıraktım.

Özledikçe gelmek, başında dua etmek, onunla konuşmak...

Bunlar benim için hem büyük bir acı hem de şükür sebebi.

Gelmek nasip oluyorsa şükrediyorum.

Çünkü en azından 'Anne, seni özledim' diyebileceğim bir yerim var."

GÖZLERİNDEKİ HÜSRAN, YÜREĞİNDEKİ ÖZLEMİ ANLATIYORDU

Röportaj boyunca zaman zaman duygulanan Gazeteci-Yazar Nur Delice'nin gözlerindeki hüzün, aradan geçen zamana rağmen anne özleminin ilk günkü kadar taze olduğunu gözler önüne serdi.

Bir evlat olarak annesi için verdiği mücadeleyi anlatırken en çok üzerinde durduğu konu ise, hastalıkla mücadele eden insanların yalnız bırakılmaması ve umutlarının korunması oldu.

Nur Delice'nin yaşadığı bu zorlu süreç, yalnızca bir evladın annesine duyduğu sonsuz sevginin değil; aynı zamanda hastalıkla mücadele eden insanların ve ailelerinin moral, sevgi, destek ve umut konusunda ne kadar büyük bir sorumluluk taşıdığının da çarpıcı bir örneği olarak hafızalarda yer aldı.

Dünya Jurnalistler Birliği Azerbaycan Haber Ajansı olarak, Gazeteci-Yazar ve Yazı İşleri Müdürümüz Nur Delice'nin kıymetli annesini rahmetle anıyor; Nur Delice'ye ve ailesine bir kez daha sabır ve başsağlığı diliyoruz.

Ruhu şad, mekânı cennet olsun.


DÜNYA JURNALİSTLER BİRLİĞİ AZERBAYCAN HABER AJANSI
[media=https://youtu.be/PgPQPRXYlkQ?si=pByg0DzdgkEMk2mG]




Oxunub: 33
Oxşar xəbərlər
SON XƏBƏRLƏR